İçeriğe atla
AKSOY Gümrük & Lojistik
← Tüm yazılar

19 Şubat 2018

Kur Dalgalanması Döneminde İthalatta Önlemler

Döviz kurundaki ani hareketler ithalat maliyetini nasıl etkiler ve bu dönemlerde maliyeti yönetmenin yolları.

Kur Dalgalanması Döneminde İthalatta Önlemler

Bir ithalat işleminde maliyeti belirleyen kur, çoğu zaman siparişin verildiği günün kuru değildir. Sipariş ile eşyanın Türkiye’ye gelip gümrük beyannamesinin tescil edildiği an arasında haftalar, bazen aylar geçer; vergi ve fon hesabında esas alınan kur ise bu tescil anındaki kurdur. Firma, malı döviz cinsinden fiyatlarken üstlendiği taahhüdün Türk lirası karşılığını ancak gümrükleme aşamasında kesinleştirir. Aradaki kur hareketi, bütçelenen maliyet ile fiilen ödenen maliyet arasındaki farkın büyük bölümünü açıklar.

Vergi matrahı neden kurla birlikte büyür

İthalatta gümrük vergisi ve buna bağlı yükümlülükler, eşyanın gümrük kıymeti üzerinden hesaplanır. 4/11/1999 tarihli ve 23866 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24 üncü maddesi uyarınca kıymet tespitinde asıl yöntem, eşyanın fiilen ödenen veya ödenecek satış bedelidir. Bu bedel döviz cinsinden ifade edildiğinden, beyannamenin tescil tarihindeki kur üzerinden Türk lirasına çevrilir. Kur yükseldiğinde yalnızca malın TL maliyeti değil, verginin hesaplandığı matrah da aynı oranda büyür; üstelik bu büyüme, matrahın üzerine oturan bütün kalemlere aynı anda yansır.

Satış bedeline nelerin ekleneceği de kıymeti belirler. 4458 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi uyarınca; satın alma komisyonu dışındaki komisyon ve tellaliye, kap ve ambalaj giderleri, satış koşulu niteliğindeki royalti ve lisans ödemeleri ile eşyanın Türkiye’ye giriş yerine kadar yapılan navlun, sigorta ve elleçleme giderleri kıymete dâhil edilir. Bu kalemlerin bir bölümü de döviz cinsinden oluştuğundan, kur hareketi kıymeti tek noktadan değil birden çok noktadan büyütür.

Satış bedeli yönteminin uygulanamadığı ya da idarece kabul görmediği hâllerde kıymet kendiliğinden düşük beyana bağlanmaz. 4458 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca sırasıyla aynı eşyanın kıymeti, benzer eşyanın kıymeti, indirgeme yöntemi ve hesaplanmış kıymet yöntemine başvurulur; üst sıradaki yöntem uygulanabildiği sürece alt sıradakine geçilemez. Kur oynaklığının fatura bedelini olağandışı biçimde düşük gösterdiği dönemlerde bu ardışık yapı gündeme gelebildiğinden, satış bedelinin belgeyle desteklenmesi beyanın kabulü açısından belirleyici olur.

Navlun ve sigorta, kur dalgalanmasının en görünür olduğu kalemlerdendir. 7/10/2009 tarihli ve 27369 sayılı Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği’nin 51 inci maddesi uyarınca eşyanın giriş yerine kadar oluşan navlun ve sigorta bedelleri gümrük kıymetine dâhildir. Aynı maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca, bu giderlere ilişkin belge ibraz edilemediğinde navlun eşyanın FOB kıymetinin %10’u, sigorta ise %3’ü esas alınarak emsal üzerinden hesaplanır. Belgeye dayalı gerçek gider ile emsal hesap arasındaki fark, kurun yüksek seyrettiği dönemlerde matrahı hatırı sayılır biçimde değiştirebildiğinden, taşıma ve sigorta belgelerinin eksiksiz temini beyanın doğruluğu kadar maliyet açısından da önem taşır.

Ödeme yöntemi ve finansman yükü

Kur riski ile finansman maliyeti çoğu zaman aynı kararın iki yüzüdür. Vadeli ödeme, firmaya kur açısından bekleme imkânı verirken ek bir yükümlülük doğurur: 13/10/2011 tarihli ve 28083 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2011/2304 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca ithalatta Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu, kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerinde %6, peşin ödemede ise %0 olarak belirlenmiştir. KKDF de kıymet esaslı bir yük olduğundan, vadeli çalışan firmada kur artışı hem mal bedelini hem de bu bedel üzerinden hesaplanan fonu birlikte yükseltir. Ödeme şeklinin peşin mi yoksa vadeli mi olacağı, bu nedenle salt finansman değil aynı zamanda bir kur ve vergi kararıdır.

Beyanı gereksiz unsurlardan arındırmak

Kıymete neyin ekleneceği kadar, neyin eklenmeyeceği de maliyeti belirler. 4458 sayılı Kanun’un 28 inci maddesi uyarınca; eşyanın giriş yerine varışından sonra yapılan taşıma ve sigorta giderleri, ithalattan sonraki montaj, bakım ve teknik yardım harcamaları, ithalat vergilerinin kendisi ve belirli koşullardaki faiz giderleri, ayırt edilebilmeleri şartıyla gümrük kıymetine dâhil edilmez. Kur yüksekken bu kalemlerin sözleşme ve fatura üzerinde ayrı gösterilmesi, matrahın gereğinden büyük hesaplanmasını önler; ayrıştırılamadıklarında ise tümü kıymete girerek kurla birlikte büyüyen bir maliyet yaratır.

Zamanlama ve rejim tercihleri

Kur riskini tümüyle ortadan kaldırmak mümkün değildir; ancak işlemin zamanlaması ile rejim tercihi etkiyi sınırlar. İşlenip yeniden ihraç edilecek ya da geçici süreyle kullanılacak eşyada geçici ithalat rejimi, verginin tamamının peşin ödenmesini gerektirmeyebilir; 4458 sayılı Kanun’un 133 üncü maddesi uyarınca kısmî muafiyet uygulanan hâllerde ithalat vergileri, eşyanın Türkiye’de kaldığı her ay için %3 oranında tahsil edilir. Bu yapı, tüm vergi yükünün tek seferde ve tek kur üzerinden kesinleşmesi yerine zamana yayılmasına imkân verir. Benzer biçimde, tercihli ticaret anlaşmaları kapsamında menşe ispatına dayalı indirimli veya sıfır oranlı vergi, kurla büyüyen matrahın üzerine binen yükü yasal zeminde azaltır.

Bu kalemlerin ortak noktası, hepsinin aynı kıymet tabanında birleşmesidir. Gümrük vergisinin yanı sıra ilave gümrük vergisi, ek mali yükümlülük, dampinge karşı vergi ve gözetim gibi ürün ve menşe bazında değişen yükümlülükler de aynı matrahtan hesaplandığından, kurdaki bir hareket bu katmanların tümüne aynı anda yansır. Kur karşısında ithalat maliyetini yönetmek, tek bir kalemi değil bu katmanların hesaplanış biçimini bütün olarak izlemekle mümkün olur.

Bu yazıda belirtilen Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu oranı (kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödemede %6) ile ilave gümrük vergisi, ek mali yükümlülük, dampinge karşı vergi ve gözetim gibi ürün ve menşe bazında değişen yükümlülükler ilgili Cumhurbaşkanı kararları ve tebliğleriyle güncellenebildiğinden, işlem öncesinde ilgili GTİP ve menşe için yürürlükteki oranların teyidi esastır.

Bu konuda destek mi arıyorsunuz?